:
  • DEMOKRASİ YILDIZI

    27 Mayıs 1960 Devrimi, getirdiği çağdaş anayasa ve yeni kurumlarla, ülkemize aydınlık sunmuştur. Ancak 27 Mayıs için demokrasiye darbe diyenler, Demokrat Parti iktidarının yaptığı hukuksuzlukları görmek istemezler. Demokrat Parti iktidarında, demokrasi olmadığı gibi, bütün uygulamalar baskıcı bir yönetim şeklindeydi. TBMM’nin onayı olmadan Kore’ye asker göndermek, 6-7 Eylül 1955 olaylarındaki provokasyon, 1957 seçimlerinde yapılan hileler, 18 Nisan 1960 tarihinde Meclis Tahkikat Komisyonu kurulması, 28-29 Nisan 1960 tarihinde İstanbul ve Ankara’da olan olaylar sonucunda ölenler ve yaralananlar, ülkenin kardeş kavgasına sürüklenmesi bu baskıcı yönetimin sorumlu olduğu olaylardan sadece bir kaçıydı.

  • SUÇLULAR

    27 Kasım 2014 Perşembe günü, ülkemiz ve özellikle İzmir için önemli bir gündü. Önemliydi çünkü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü emekli öğretim üyesi Profesör Doktor Esat Rennan Pekünlü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na uyduğu ve yüksek mahkeme kararlarını uyguladığı için ceza alarak, Foça Açık Ceza İnfaz Kurumu'na teslim oldu. Ortaçağ artıklarının yönettiği ülkemizde, laiklik ilkesine, demokrasiye ve cumhuriyete sahip çıktığı için ceza verilen bir bilim insanı hapse atılmıştır. Türbanla derse girmek isteyen öğrencileri uyaran ve tutanak tutan Rennan Pekünlü’ye, türbanlı öğrencilerin eğitim haklarını engellediği nedeniyle, iki yıl bir ay hapis cezası verilmiştir. Ancak türbanlı öğrenciler derslere devam etmişler ve derslerden geçmişlerdir. Yani eğitim haklarının engellenmesi gibi bir durum söz konusu değildir, buna karşın ceza verilmiştir.

  • ALKIŞLADIK, SONUÇ?

    Yeni CHP yönetimi 7 Haziran seçimlerinde “alkışlıyoruz” sloganı ile propaganda yaptı ve %25 oy oranıyla ikinci parti oldu. Bunu da başarı olarak nitelendirdi. 1 Kasım seçimlerinde de yine yaklaşık %25 oy aldı. Üstelik 13 yıldır her türlü hukuksuzluğa ve yolsuzluğa bulaşmış, tükenmiş bir iktidarın ardından yine ikinci parti oldu. Başarı bu mu? Bu yeni CHP alkışlandıkça, sonuç hep hüsran oluyor. Oysaki Atatürk’ün partisi olan CHP’yi, Altı Ok’un gösterdiği çizgiden sapan yeni CHP haline getirince iktidar olmanın hayal olduğunun bilinmesi gerekirdi.
  • EN KAZLARIN ENKAZI

    Okuması, yazması olduğundan bile şüphe duyulan birisi “Türkiye Cumhuriyeti'nin 90 yıllık enkazını kaldırdık” diyerek, hakaret etme edepsizliğini gösterdi. En kazların, enkazı kaldırması tuhaf bir durum ama bu söylenenleri unutmayacağız. Cumhuriyetin ne olup, ne olmadığını günü gelince sizler, en kazlar da anlayacaksınız.

  • İMAM HATİPTEN TÜRBANA

    1 Mart 1924 tarihinde TBMM açılış konuş­masını yapan Mustafa Kemal şöyle demişti: “Ulusun ortak düşüncesi ve isteğine uygun olarak eğitim ve öğretimin birleştirilmesi, ulusal, laik, çağdaş, tek ve bü­tün bir eğitim anlayışının yaşama geçirilmesi şarttır.” TBMM’nin 3 Mart 1924 tarihli oturumunda, medreselerin bağlı bulunduğu Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak, aynı gün kabul edi­len Tevhid-i Tedrisat (Öğrenim Birliği) Yasası ile eğitim kurumlarının hepsi Mil­li Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Bu yasa ile okul ikiliği kaldırılarak, eğitim laik ve parasız hale getirilmişti.