:
  • KANDİL, BAYRAM, AYRAN

    23 Nisan 2013 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Türkiye ile ilgili raporundan, PKK terör örgütü üyeleri ifadesi çıkartılarak, bunlara “aktivist” denilmesi kabul edilmiştir. “Kürt sorunu ve PKK terörizmi kırk binden fazla kişinin ölümüne neden oldu” sözleri rapordan çıkartılmış, onun yerine “Türkiye’deki Kürt sorunu ve Türk devletiyle PKK arasındaki çatışma kırk binden fazla kişinin ölümüne neden oldu” şeklinde bir ifade konulmuştur. “Ülkenin gelecekteki demokratik sistem ve meclis şeklini Türk kurumları ve Türk halkı belirler” cümlesi rapordan çıkartılmış ve yerine “Türkiye vatandaşları ve kurumları” cümlesi eklenmiştir. Bu değişikliklerle birlikte raporun tamamına kabul oyu veren CHP milletvekilleri Deniz Baykal ve Gülsün Bilgehan’ın, İsmet İnönü’nün Lozan’da yaptıkları akıllarına gelmemiştir. Yapılan bu değişiklikler sonucunda gerekli açıklamayı yaparak, toplantıyı terk etmeleri gerekirdi.

  • 91. YIL İÇİN

    91. YIL İÇİN

    Cumhuriyetimizin 91. yılını kutladığımız bugünlerde, eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyoruz. Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği gençler olarak, bu emaneti iyi koruyamamanın ezikliği ve burukluğu içindeyiz. Ancak bundan sonra örgütlü olarak, çok çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz.

  • CHP Dilekçe

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI’NA,

    ANKARA

     

    Hrant Dink’in öldürülmesinin sekizinci yılında, 19 Ocak 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen anma etkinliği, amacından saptırılarak bir soykırım propagandasına dönüştürülmüştür. Kendilerine ‘Hrant'ın Arkadaşları’ adını veren bir grup tarafından, “Yüzleşin, Hrantla, Soykırımla”, “1915'ten 2015'e.. Tarihleri inkar, tarihleri katliam..” pankartları ile kitleler, soykırım iddialarına ortak edilmeye çalışılmış, Türkiye’nin sözde Ermeni Soykırımını kabul etmesini dayatan, haksız ve tarihsel gerçekleri reddeden bir gösteriye dönüştürülmüştür.

     

    Toplumda tepki toplayan bu dayatmaya ne yazık ki bir bölümü parti yöneticisi olan bazı CHP Milletvekilleri de katılarak, soykırım propagandasına alet olmakla kalmamış, destek vermekte de bir sakınca görmemişlerdir. Bu etkinliğe katılan CHP Genel Başkan Yardımcıları ve İstanbul Milletvekilleri Şafak Pavey ile Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Milletvekilleri Umut Oran, Süleyman Çelebi, Kadir Gökmen Öğüt, İzmir Milletvekilleri Alaattin Yüksel ile aynı zamanda Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Mustafa Moroğlu, ‘Sözde Ermeni Soykırımı’ propagandasına destek vermişlerdir. Pankartı taşıyan iki kişinin aynı zamanda CHP parti yöneticisi olması nedeniyle CHP'nin kurumsal olarak Sözde Ermeni Soykırım iddiasını desteklediği algısının oluşturulmasına neden olmuştur.

    CHP Parti Programı’nın 131 ve 132. sayfalarındaki Dış İlişkiler Bölümünde şunlar yazılıdır: “Ermenistan’la ilişkilerin geliştirilmesi de, bu ülkenin işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi, dünyadaki Ermeni örgütleri vasıtasıyla Türkiye’ye karşı uluslararası hukuka aykırı biçimde soykırım iddiasıyla girişimlerde bulunmaktan vazgeçmesi ve Ermeni devletinin resmi belgelerinde Türkiye’ye ait bazı topraklarda Ermenistan’ın emelleri olduğu izlenimini veren ifade ve sembollerin çıkartılması koşullarına bağlıdır.

    CHP, Sözde Ermeni Soykırımı iddiası ile ülkemizin haksız önyargılarla suçlanmasına karşı bugüne kadar Partimiz öncülüğünde sürdürülen kararlı duruşa sahip çıkmaya devam edecektir.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan önceki dönemde gerçekleştiği iddia edilen sözde Ermeni soykırımı konusunda ülkemizi suçlayıcı keyfi kararlar alınmaktadır. CHP, 1948’de BM Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edilen Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi tarafından yapılan açık tanım çerçevesinde, konunun bağımsız tarihçiler tarafından, Türkiye, Ermenistan ve Rusya dâhil ilgili tüm ülke arşivlerine erişim olanakları kendilerine tanınarak, iddiaların gerçekçi ve doğru zeminde, önyargılara kapılmadan incelenmesi gerektiği görüşündedir.”

    Parti Tüzüğü’nün 70. maddesine göre “parti programına, tüzük kurallarına, kurultay ve yetkili organ kararlarına aykırı davranmak” ve “Partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” kesin çıkarma cezası gerektiren parti suçlarıdır. Bu duruma göre yukarıda sözü edilen anma etkinliğinde, Sözde Ermeni Soykırımı iddialarında bulunan grubun içinde yer alarak, destek veren söz konusu milletvekillerinin parti programına aykırı hareket ettikleri ve bu nedenle de Parti Tüzüğü’nün 70. maddesine göre “partiden kesin çıkarma cezası” olan parti suçlarını işledikleri açıktır.

     

    CHP'nin programına aykırı olarak partiyi Ermeni soykırım destekçisi olarak gösteren parti yöneticileri Şafak Pavey, Sezgin Tanrıkulu ve Mustafa Moroğlu’nun ivedilikle yönetim sorumluluğuna son verilmesini, bu etkinliğe katılan tüm milletvekillerinin işledikleri parti suçu nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilerek, gerekli disiplin cezasının uygulanmasını talep eder, saygılarımı sunarım.    22.01.2015

  • İNCE SİYASET

    10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminden yenilgiyle çıkan muhalefet partilerinden CHP, gelen baskılar sonucunda 5 - 6 Eylül tarihlerinde olağanüstü kurultay kararı aldı. Kurultay takviminin çok kısa bir süreye sığdırılması ve küçük bir salonda yapılması, CHP gelenekleriyle uyuşmamaktadır. Ancak anılan uyuşmazlıklara karşın, ne olursa olsun bu kurultaydan, Atatürkçülüğü özümsemiş, yurtsever bir genel başkan ve yönetim çıkarılabilirse büyük başarı olacaktır.

  • BOŞ SÖZLER

    BOŞ SÖZLER

    17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından morali iyice bozulan başbakan, yaptığı her konuşmada sürekli gaflar yapmaya devam etmektedir. 28 Ocak 2014 tarihinde AKP grup toplantısında gündeme ilişkin yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin çok sağlam bir zemine kavuştuğunu, 2012 yılının ilk dokuz ayında büyüme oranının %4 olarak gerçekleştiğini ve bu oranla dünyada en yüksek büyüme kaydeden ülkelerden biri olduğumuzu söyledi.